Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine davalıların itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğunu, davacı banka tarafından müvekkillerine çekilmiş bir ihtarname bulunmadığını, davalıların murisi ...'ın gönderildiği iddia edilen ihtarname tarihinden 2 yıl önce vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin vefatından sonra kredi borcunun tamamını davacı bankaya ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların vadesi gelmeyen taksitler yönünden erken ödeme niyetiyle hareket ettikleri, davacı bankanın yapılan erken ödemeyi vadesi gelmeyen kredi taksitlerinin ana para borcuna sayması gerekirken, kredili mevduat hesabına yatırılan paradan peyderpey kredi taksitlerini faizi ve masrafları ile tahsil etmesi ve akabinde bakiye taksitleri ana para faiz ve masrafı ile birlikte talep etmesinin doğru görülmediği, davalıların bakiye 598,80 TL kredi ana para borcu, faizi ve masrafından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalılar vekili, davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***