"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı borçlu-avalist ... yönünden ihtiyati hacze itiraz isteminin reddine, borçlu ... yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik olarak verilen kararın süresi içinde talep eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece 01.11.2013 tanzim ve 17.03.2015 vade tarihli 115.000,00 TL bedelli, 12.02.2014 tanzim ve 17.03.2015 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli iki adet bonoya dayalı olarak 4663 sayılı Yasa hükümleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İtiraz edenler vekili, bononun zorunlu unsurlarından olan tanzim yerinin bulunmaması sebebiyle 12.02.2014 tanzim ve 17.03.2015 vade tarihli ve 400.000 TL senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre “ESK” kısaltmasının tanzim yeri olarak kabul edilemeyeceğini, aval veren diğer borçlu müvekkilinin senedin ön yüzünde adresinin yer almasının tanzim yeri eksikliğini gidermediğini, bu sebeple bu senede dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, her iki bononun da asıl borçlu ...'e kullandırılan ve ipotekle temin edilmiş kredi borçlarının munzam teminatı olarak alındığını, alacak rehinle temin edilmiş olduğundan ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Talep eden vekili, bonolarda yetkili mahkemenin ... olarak tayin edildiği ve kefilin adresinin de ... olarak belirtildiği gözetildiğinde tanzim yerindeki “ESK” kısaltmasının ... anlamına geldiğinin anlaşılabileceğini, senetler üzerinde teminat senedi ibaresi yer almadığı gibi alınan bonoların tahsil amacıyla alındığını ileri sürerek, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece duruşmalı olarak yapılan incelemede; alacaklı-banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde, itiraz edenlerin bu sözleşmeyi borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu ...'ün aynı zamanda 1.000.000.00 TL bedelin üzerindeki taşınmazlarını alacaklı lehine borçlarının teminatı olarak ipotek ettirdiği, ihtiyati hacze konu senetlerin teminat olarak verildiği, her iki senedin miktarı ipotek bedellerinin altında kaldığından itiraz eden ... açısından alacaklı-bankanın öncelikle ipoteğe müracaat edip alacağını tahsil etmesi gerektiği, ipotek bedelinin üzerinde bir alacağın söz konusu olmadığı, bu açıdan ... yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından bu borçlu yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına, diğer itiraz eden ...'ün ise herhangi bir ipoteğinin söz konusu olmadığı, söz konusu senetleri imzaladığı, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle adı geçen borçlu yönünden ise ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş, karar talep eden vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nın 167/1. maddesine göre alacağı poliçe veya emre muharrer senede dayalı olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile haciz yolu ile borçlu aleyhine takipte bulunabileceğine dair İİK'nın 45/3. maddesi hükmündeki istisna gözetilmeden asıl borçlu ... yönünden ihtiyati haczin kaldırılması doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden talep eden banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.