Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 04/03/2015

NUMARASI : 2015/208-2015/152

DAVACI : ....

DAVALI : ...

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince davalı tarafından sözleşmenin imzalandığı 18.09.2010-01.06.2011 tarihleri arasında protokolün 5. maddesi gereğince müvekkiline ödenmesi gereken aylık primin ödenmediğini, 01.06.2011 tarihiden itibaren ise protokolün 5. maddesindeki formülasyona uygun olarak hesaplama yapılmayarak prim alacaklarının davalı tarafından eksik hesaplanarak hesaba yatırıldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığı, kısmi davanın belirsiz alacaklar için açılabileceği, davacı tarafından kısmen talep edilen alacağın tarihleri ile hesaplama formülasyonunun taraflar arasındaki sözleşme, faturalar ve sevk irsaliyeleri ile tespit edilebilecek nitelikte olması nedeniyle alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu, bu halde kısmi dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 109/2. maddesinde, “talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belli ise kısmi dava açılamaz” hükmü bulunmakta ise de, bu hüküm 11.04.2015 tarih 29323 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6644 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Usul hükümleri Kanun'da aksine bir düzenleme bulunmadıkça derhal yürürlüğe girer ve devam etmekte olan davalara da uygulanır. Bu durumda mahkemece kısmi dava açılamayacağına ilişkin yasal düzenleme yürürlükten kaldırıldığına göre işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***