"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davalının temyizi, görevsizlik kararıyla beraber lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir etmeyen mahkeme kararının bozulmasına yöneliktir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın 331. Maddesine göre, görevsizlik kararından sonra dava bir başka mahkemede görülmeye devam edilecekse, yargılama giderine o mahkemenin karar vermesi gerekmektedir. Bu durumun istisnası ise, yine aynı maddenin devamında gösterilerek, yargılamaya bir başka mahkemede devam edilmemesi hali olarak sınırlandırılmıştır.
Hukuki yardım almak suretiyle; kendini davada avukat marifetiyle temsil ettiren davalının, kanunun bu açık maddesinden habersiz olduğu düşünülemez.
Öte yandan kanunun sarih hükmünün bu şekilde anlaşılması gerektiğine dair uygulamada en ufak bir tereddüt dahi yaşanmamıştır.
Hal böyle iken, davalı vekilinin mahkemeye sunduğu temyiz dilekçesi ile yasa metnine açık bozma istemesi zaman kazanmaya yönelik tipik bir hakkın kötüye kullanılması işlemi olarak algılanarak, temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan HUMK 434. Maddesinin atıfta bulunduğu aynı kanunun 422 maddesi gereğince temyiz itirazlarının reddinin yanısıra, davalı asil ve vekiline yönelik, müeyyidenin de uygulanması gerektiği kanaatiyle bu yöne münhasır sayın çoğunluk kararına iştirak etmiyorum.