Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacılar vekili, müvekkili ...'in beyaz eşya satım işi yapan davalıdan 2005 yılında toplam 8.500,00 TL değerinde 8 adet televizyon satın aldığını, müvekkilinin ödemede sıkıntıya düşmesi üzerine bakiye borca karşılık davalının müvekkilinden diğer müvekkilinin kefil olduğu tarih ve bedel kısmı boş bir bono aldığını, davalıya ve davalının işyerini yöneten çalışanı dava dışı ...'a ödemeler yapılırken, davalının bu ödemeleri hiçe sayarak bonoyu anlaşmaya aykırı olarak doldurup icra takibine konu ettiğini, bono için bugüne kadar vade farkları da dahil toplam 13.660,00 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla müvekkillerinin bonoya ilişkin borçlarının kalmadığını, taraflar arasında başka bir ticari ilişki olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının, belirtmiş olduğu ödemelerin dava konusu bonoya istinaden yapıldığını ve bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın şikayeti üzerine müvekkili hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre; davacı tarafça ticari ilişki içinde bulunduğu davalıya, ... havalesi ile çeşitli tarihlerde toplam 13.460,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davalının kendisine yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık olduğunu ve dava konusu bono bedelini tahsil etmediğini savunduğu, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında bedelsiz senet kullanma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, başlangıç tarihi 25/11/2005 olan ödemelerin konusu bonoya karşılık olduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı taraf, davalının kendileri hakkında başlatmış olduğu icra takibine konu 13/12/2007 keşide 30/08/2008 vade tarihli 12.600,00 TL bedelli bono bedelinin ödendiği ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafça yapılan ödemelerin bu bonoya karşılık yapıldığının ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, bononun tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin, taraflar arasında başka bir borç ilişkisi yoksa, mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Dolayısıyla tanzim tarihinden sonraki ödemelerin dava konusu bono dışında başka bir borca karşılık olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklıdadır. Mahkemece bu husus gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanann nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***