Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalıya motorin satışı yaptığını, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı ... İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkiliyle davacı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, takibin irsaliyeli faturalara dayanılarak açıldığı ve malın davalı ikametinde teslim olunduğu bu nedenle akdin ifa yerinin alıcı davalının .../...'daki adresi olduğu, dolayısıyla ödeme yerinin de davalının adresi kabul edilmesi gerektiği, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nun 114/2.ve 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı ve bu nedenle dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara, ifa yerinin alıcı davalının ... adresi olduğu gerekçe gösterilmiştir. Oysa dava bir miktar para alacağına ilişkindir. Uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin olduğundan somut olay bakımından 6098 sayılı TBK'nun 89. ve HMK'nun 10. maddeleri hükümlerinin İİK'nun 50. maddesi yollamasıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Davalı taraf akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de davacı vekili, üzerinde teslim alan imzaları bulunan irsaliyeler ve bunlara dayanılarak düzenlenmiş faturalar sunmuştur. O halde mahkemece icra dairesinin yetkisinin belirlenmesi açısından sunulan bu deliller üzerinde durulup teslim alan imzalarının davalı çalışanına ait olup olmadığı yönünden gerektiğinde imza incelemesi cihetine de gidilerek icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz ön sorun olarak incelenip deliller bu açıdan değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***