Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine yaptığı ilamsız takibin süresinde itiraz edilemediğinden kesinleştiğini, gayrımenkul haczi sonrasında takibi öğrenince iş bu menfi tespit davasını açtıklarını, davacı ...'nın ve davalının ihtiyacı nedeni ile bankadan davalı adına kredi çekildiğini, kredinin teminatı olarak müvekkili davacı ... Kahveci adına kayıtlı taşınmazın ipotek verildiğini, müvekkilinin kredi borcuna müteselsil kefil olduğunu, kredinin davacılar ve davalı tarafından ödendiğini, ancak kredinin kendisi adına olması sebebi ile davalı tarafından bankaya yatırıldığını, davalının, davacılardan önce 46.000 TL'lik, sonra da 69.086,39 TL'lik bono aldığını, davacıların davalıya borcunun bulunmadığını iddia ederek, davacıların dava konusu icra dosyasından davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında, müvekkilinin bankadan çektiği krediyi davacılara verdiğini, bunun için davacı ... 'nin ipotek verdiğini, kredi borcunu ise davalının ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu icra takibinin dayanağı banka dekontu ve ipotek belgesinin İİK'nun 68.vd. maddelerinde sayılan belgelerden olmadığı, davalının kredi borcunun bankaya ödendiği, böylece davacı ...'nın ipotek borcunun sona erdiği, taraflar arasında yapılmış bir inanç sözleşmesinin bulunduğuna dair belge ibraz edilmediği, davacının takip konusu alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıların ....İcra Müdürlüğü'nün 2013/1510 sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının, davacı ... yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı ... bakımından davalının temyiz itirazlarına gelince, genel kredi sözleşmesi asıl borçlusu tarafından yapılan ödemelerden dolayı kredi ilişkisine taraf olmayan 3.kişi aleyhine takip başlatılamaz ise de, davacı davayı açarken, davalının kullandığı kredinin müşterek ihtiyaçları için çekilip kullanıldığını ,nitekim kendi hissesine düşen borç miktarının ise elden davalıya ödendiğini savunmakla, kredinin bir kısmını kullandığını kabul etmiş, ancak ödeme savunmasında bulunmuştur.Bu durumda mahkemece, davacı ...'nın hangi oranda krediyi kullandığının tespiti ile buna ilişkin ödemesi varsa, bu hususta ispat yükünün davacıya yüklenerek alınacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken ,eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) no.lu bentte belirtilen nedenlerle davalının davacı ... yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.

***