"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava itirazın iptali birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-birleşen dosya davalı vekili Av. ... gelmiş, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekilinin sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalıların murisi ...'a mal teslim fişlerine istinaden satıp teslim etmiş olduğu mal bedelinin tahsili için murisin mirasçıları olan davalılara karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, icra takibine konu 4 adet teslim fişi içeriği malın murisin %50 oranında ortağı olduğu ....ne teslim edildiğini, murisin davacıya şahsi dava borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, dava konusu takip dosyasına dayanak 4 adet teslim fişindeki imzanın davalının murisi ...'a ait olmadığını, murisin ....nin %50 oranında ortağı olduğunu, teslim fişlerinde teslim alan kısmında “...” yazdığını, murisin karşı tarafa borcu olmadığını ileri sürerek davacının icra takip dosyasında ve başka borcunun bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; icra takibine konu mal teslim fişlerinin ... adına tanzim edildiği, teslim alan kısmında sadece imza bulunduğu, davacının ticari defterlerinde ... adına bir kaydın bulunmadığı ancak ....den 31.12.2012 tarihi itibariyle 501,69 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumun da davacının ... ile ticari ilişkisinin bulunduğunu gösterdiği, davacının anılan şirketten alacağını tahsil edebileceği, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibine itiraz üzerine alacaklı-davacı tarafından itirazın iptali davası açıldıktan sonra bilahare davalılar .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde aynı konuda menfi tespit davası açmışlardır. Menfi tespit davasına konu itiraz ve def'ilerin açılan itirazın iptali davasında dile getirilmesi mümkündür. Bu durumda itirazın iptali davasından sonra aynı hususta menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilmeksizin birleşmeye rağmen bağımsızlığını koruyan menfi tespit davası ile ilgili belirtilen ilkeler çerçevesinde HMK'nın 297. maddesi hükmü uyarınca olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-birleşen dosya davalı yararına takdir edilen 1350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı-birleşen davada davalı tarafa verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.