Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalının başlatmış olduğu ilamsız takibe esas çeklerde müvekkilinin ne keşideci ne de ciranta olarak yer aldığını, bu sebeple müvekkilinin davalıyaherhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin maaşından şimdiye kadar 4.449 TL kesinti yapıldığını, ekonomik durumu kötü olan müvekkilinin ancak dava açabildiğini ileri sürerek, davalıya takip konusu çekler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ile müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını 4.449 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kendisinin çeklerde lehtar olarak gözüken pazarlaması için hammadde gönderdiğini, davacının da bu şirketten aldığı hammaddeler karşılığında keşidecisi dava dışı olan önceden hazırlanmış davaya konu çekleri ciro etmeden lehtar verdiği ve bu şirketin yetkilisinin ise çekleri ciro edip kendisine gönderdiğini, çeklerde davacının imzasının bulunmamasının borçlu olmadığını göstermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılamaya ve bilirkişi raporuna göre, davacı-borçlunun takibe dayanak çeklerin keşidecisi veya cirantası olmadığı, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davalı-alacaklının borcun varlığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK, yazılı yargılama usulünde beş aşama öngörmüştür. Bunlar dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarıdır. Mahkemece, HMK'nın 186. maddesi uyarınca tahkikat bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir duruşma günü verilerek taraflara bildirilmemesi tarafların savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olup bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***