"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili ile arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirket hakkında ilamsız takibe giriştiğini, ancak alacak iddiası olarak ileri sürdüğü olguların doğru olmadığını, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullanmadığını, müvekkili şirketin davalı bankaya borçlu olmadığını, aksine alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkili şirketin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı bankada bulunan müvekkiline ait hesaplardaki paralardan 10.000,00 TL’nin müvekkiline ödenmesine ve % 20 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın chargeback işlemlerinden dolayı davacı şirketten alacaklı olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminat istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre taraflar arasında 10.04.2012 tarihli üye iş yeri sözleşmesi, 05.06.2012 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ve 10.04.2012, 03.05.2011 tarihli elektronik ticaret sözleşmelerinin akdedildiği, davacı tarafından müşterileri için düzenlenen satış belgelerine kredi kartı müşterileri tarafından itiraz edildiği, bu itirazlar nedeniyle davalı bankanın davacıdan 03.12.2012 tarihi itibariyle 53.088 USD alacaklı olduğu, bunun üzerine davalı bankanın davacı hakkında ... 34. İcra Müdürlüğü’nün 2013/422 esas sayılı takip dosyası üzerinden 23.01.2013 tarihinde ilamsız takip başlattığı, davacının iddia ettiği gibi davalı bankadan bir alacağının olmadığı, takibin durdurulması yönünde bir karar verilmediği gerekçesiyle menfi tespit ve alacak davalarının reddine, davalı bankanın inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.