Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

....

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacılar vekili, davalının davacılar aleyhine kambiyo takibi başlattığını, ancak takip konusu bedelsiz senetlerin ilk halinde keşide yeri olmadığını ve ayrıca tahrifat yapılarak davacı şirketin borçlu hale getirildiğini, senetlerde malen kaydı olmasına rağmen mal alım satımı olmadığını ileri sürerek davacının takip konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı adına kayıtlı taşınmazın davacı ...’nun belirlediği kişiye satışının yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre satış bedelinin davacılar tarafından ödenmesi taahhüdüyle dava konusu senetlerin tanzim edildiğini, davacı vadesinde senetleri ödemeyince talepleri üzerine davacı şirketin kaşesi basılmak suretiyle aval verildiğini belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip konusu senetler malen kayıtlı olup davalı senede konu alışveriş karşılığı malları davacıya teslim etmiş olduğunu yazılı delille ispat edemediği, lehe delil teşkil eden davacı şirketin ticari defterlerinde senetlerin ve senede karşılık teslim edilmiş malların kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu bononun ihdas nedeni olarak malen kaydı bulunmaktadır. Bu durumda malın teslim edilmediğinin ancak davacı keşideci tarafından yazılı delille ispatı mümkündür. Davalı senedi talil etmediğine göre bu konudaki ispat yükü davacıya ait olup, mahkemenin ispat yükünde yanılgıya düşerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, dava konusu bonoda davacı ....... bonoyu avalist olarak imzalamış olması nedeniyle TTK'nın 702/2. maddesi hükmü uyarınca aval veren kişi borç şekle ait noksanlıktan başka sebeple batıl olsa da, borçtan sorumlu olması nedeniyle bu davacı tarafından açılan davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 07/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***