Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki nedeniyle davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında uyuşmazlık sebebi olan bir kısım faturalar olduğunu, davacının vade farkı faturasına dayalı talepte bulunamayacağını, davacının verdiği zarar nedeniyle davalının reklamasyon faturası düzenlediğini ve bu bedelin davacıdan tahsili gerektiğini, davalı kayıtlarına göre davacının borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

Mahkemece, davacı kayıtlarında yer alan 466,69 TL'lik faturaya konu malın davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, davalı kayıtlarında bulunan order reklamasyon faturası (gecikmeden dolayı) açıklaması ile düzenlenen faturadaki alacağın talebinde dayanağın usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, davacının alacak olarak talep ettiği vade farkı faturasının, sipariş form içeriğinde "vadeden uzun olan ödemelerde vade farkı uygulanır" düzenlemesinin davalı tarafın kabulünde olması nedeniyle tahsilinin gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kabul edilen kısım yönünden takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Taraflar arasındaki sipariş formlarında vade farkı alınacağı belirtilmiştir. Geç ödeme halinde vade farkı istenmesi ek mal bedeli niteliğinde olup vade farkı faiz değildir. Bu nedenle uygulanacak olan vade farkı oranının sözleşmede açık ve net olarak belirtilmesi gerekir. Davalı taraf vade farkı faturasını da iade etmiş olup sipariş formlarında da vade farkı oranı belirtilmediğinden davacının vade farkı istemi yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***