Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu,davalıya sattığı mallara ilişkin fatura düzenlediği ve cari hesap dönemi sonunda fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, ancak davalının iki adet fatura ve sevk irsaliyesi ile teslim aldığı malların bedelinin 25.800,00, TL'sini ödemediğini, bunun üzerine icra takibine başlandığını, davalının açılan bu icra takibine karşı yetkiye ve borca itirazda bulunduğunu belirterek borca ve yetkiye itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dosyada mevcut görünen belgelerin, faturaların, sevk irsaliyelerinin yapılan incelemede gerçek belgeler olmadığını, bahsedilen 09.10.2010 tarih ve 339636 nolu faturanın aslının müvekkilinde bulunduğunu, icra dosyasının ekinde gönderilen fatura sureti ile karşılaştırıldığında tarih ve sıra numaraları dışında diğer bölümlerin birbirine benzemediğinin açıkça görülmekte olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasına ek olarak sunulan belgelerdeki imzaların da davalıya ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının takibe konu ettiği iki faturanın dayanağı sevk irsaliyesinde imzaların ...'e ait olmadığı, fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu faturalardan bir adedinin davalı defterinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Davalının kendi ticari defterlerine kaydettiği fatura kapsamındaki malları almış olduğunun kabulü gerekir. Davalı defterine kaydedilen faturanın dayanağı olan irsaliyedeki teslim alanın adı ve imzası Rasim Konya olup, davalının defterine kaydetmediği faturanın dayanağı olan irsaliyede de teslim alan kısmında isim ve imzası olan kişinin aynı kişi olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece aynı kişinin imzaladığı irsaliye ve buna ilişkin faturanın kabul edilip deftere kaydının yapılmış olması karşısında diğer faturanın dayanağı olan irsaliyede isim ve imzası bulunan aynı kişinin davalı adına mal teslim almış olduğunun kabulü gerekip gerekmediği hususunda mahkemece tartışma ve değerlendirme yapılıp, gerektiğinde Rasim Konya imzası yönünden inceleme yaptırılıp,tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***