"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıf. )
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı ... Bankası vekili, davalının asıl kredi borçlusu olan ...'in kefili olduğunu,kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2052 esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini belirterek , itirazın iptalini ve alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, Yargılama sırasında alacak ... temlik edilmiştir.
Davalı vekili, kefalet akdinin müvekkili yönünden geçersiz olduğunu,eşinin onayı bulunmadığını,icra takibinin yasal dayanağı olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının kefil olarak borcun 114.778,65 TL'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 114.778,65-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı kefilin 30.04.2012 tarihli Genel Tarımsal Kredi Sözlemesinde kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Bu sözleşmenin limiti 100.000-TL 'dir. Kefil borçlunun borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur.Limit artırım sözleşmesinde davalının imzası olmadığından artırılan miktardan sorumlu olmayacaktır. Ayrıca temlik edilen alacak miktarı da 76.662,00-TL olduğu temliknameden anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı kefilin 30.04.2012 tarihli sözleşme limiti kadar sorumlu olacağı kabul edilip temlik alanın alacak miktarı da gözetilerek davacı alacağının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.