Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Dava genel kredi sözleşmesine kefaletten doğan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine hüküm Dairemizin 28/04/2014 gün ve 2014/5281 E.-2014/8035 K. sayılı ilamıyla , hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı, mahkemece konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacı tarafın itirazları da gözetilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediğinden bahisle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak 3 kişilik kuruldan rapor aldırıldığı, kök rapordaki hesaplamanın bozma öncesi alınan rapordan farklı olması sebebiyle bilirkişi kurulundan 2 ek rapor aldırıldığı, kurul kök rapordaki hesaplamayı değiştirmemekle birlikte davacının kök rapora yönelik itirazlarının ve bozma öncesi düzenlenen raporla aradaki hesap farklarının açıklandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, ... 6.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1099 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 452.480,13 TL asıl alacak , 7.213,02 TL akdi faiz, 3.563,28 TL temerrüt faizi , 538,81 TL Bsmv olmak üzere 463.795,25 TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davaya konu alacak Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup , uyuşmazlık ticari niteliktedir. Bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında TBK 88 ve 120 maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki TTK 8 maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda uygulama yeri olmayan TBK'nın 88. ve 120. maddesi uygulanmak suretiyle akdi ve temerrüt faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***