Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmesindeki aksama nedeniyle hesabın kat edildiğini, çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, toplam 12.252,67 TL alacağa yapılan itirazın iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl borçlu tarafından kullanılan kredinin geri ödendiğini ve kredi borçlusuna verilen çek yapraklarının çek yasasına göre ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarından da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davalının borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 2014/10854 – 2014/13270 E.K. sayılı ilamıyla ''Yerel mahkemece tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildikten sonra kararın gerekçe kısmında davalının 11.500,00 TL limitli kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığı ve bu miktara kadar borçtan sorumlu olduğu belirtildikten sonra davanın reddine karar verilmiştir. Bu durum kararın gerekçesinin kendi içerisinde çelişki oluşturduğu gibi kefalet limiti kabul edilmesine rağmen hüküm sonucunda davanın reddine karar verilmesi de gerekçeyle hüküm sonucunu çeliştirmiştir.Mahkemece yapılacak iş, davalının imzasını inkar etmediği sözleşmedeki kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken HMK'nun 294 ve 297. maddelerine aykırı olarak kendi içinde çelişen gerekçe ve gerekçeyle çelişen hüküm sonucuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın yapılan hesaplamada davalı kefilden icra takip tarihi itibariyle; 11.419,47 TL asıl alacak miktarı, 309,67 TL işlemiş faiz ve 15.48 TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 11.744,62 TL alacağı olduğu ve bu miktardan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılama yapılmış ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira dava dosyası içerisinde davalının kefil olarak imzasının bulunduğu 25.02.2008 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi dışında imzasının bulunmadığı 26.06.2008 tarihli gayri nakdi çek kredisi sözleşmesinin bulunduğu ve davaya konu çeklerin hangi sözleşmeden verildiği ve borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılamamaktadır.Mahkemece banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak davaya konu çeklerin hangi sözleşme uyarınca verildiği tespit edilip davalının imzasının bulunmadığı sözleşme uyarınca verilmiş ise davalının borçtan sorumluluğunun bulunmayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***