Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... Turz. ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının da müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili ve çek yaprak bedelinin depo edilmesi için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın, davalıdan, takip tarihi itibariyle 1.200.-TL asıl alacak, 145,68.-TL işlemiş faiz, 7,28-TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.345,58.-TL alacağı olduğu ve 6 adet çek yaprağı sorumluluğu olan 3.690.-TL’nin depo edilmesi talebinin yerinde olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının toplamda 1.345,58-TL için takibe yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38 temerrüt faizi ve faizin % 5’i BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece gerekçeli kararda “6 adet çek yaprağı sorumluluğu olan 3.690.-TL’nin depo edilmesi talebinin yerinde olacağı” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hüküm fıkrasında, dava konusu bankanın ödemekle yükümlü olduğu karşılıksız çıkan çek yaprak bedellerinin deposuna ilişkin istemin, “fazlaya ilişkin istemin reddine” denilmek suretiyle reddine karar verildiği, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HUMK’un 381. ve 388. (HMK’nın 294. ve 297.) maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerektiği, kabule göre de, davalı kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***