"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşınmaz satımı karşılığında teminat olarak 15.000,00 TL bedelli bir senet verdiğini ve sözleşme gereği taşınmazı davalının eşine devrettiğini, senedin iade edilmediğini, müvekkili aleyhine söz konusu senet dayanak gösterilerek davalı tarafından ... 4.İcra Müdürlüğü'nün 2008/1991 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin senet karşılığında borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın kambiyo senedinden kaynaklandığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının izaleyi şuyu davası açılan taşınmazın satışını engellemek için bu davayı ikame ettiğini, kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davanın reddi ile davacının % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davaya konu senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği ancak senedin düzenleme tarihinin 30/01/2007 tarihli olduğu, bu haliyle 2005 yılında gerçekleştirilen tapu satışına dayanılarak 2007 yılında teminat senedi verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluştuğundan % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için başlatılmış icra takibinin tedbiren durdurulması gerekir. Somut olayda mahkemece verilen bir tedbir kararı bulunmadığı halde yazılı şekilde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.