"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların murisi ... ’nun davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan genel tarımsal kredi sözleşmesinden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, muris kefilin vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine mirasçı davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, murislerinin imzaladığı kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, davalıların murisi ile davacı arasında kefalet sözleşmesi olduğu, davacının takipte talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğu, mirasçı olan davalıların itirazında kusurlu kabul edilemeyecekleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece tarafların alacak borç durumunun bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterlerinin de yerinde incelenerek, tarafların iddia ve savunması dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; hakimin hukuk ve teknik bilgisi dışında uzmanlık gerektiren konularda hiçbir rapor alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmediği gibi, davanın nispi harca tabi olması nedeniyle hüküm altına alınan toplam alacak miktarı üzerinden karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmemesi ve dava dosyasındaki yargılama giderlerinin davada haksız çıkan davalılar aleyhine yükletilmesi gerekirken yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 12/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.