Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı şirket yetkilisi tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalı kooperatife taşınmaz alımı için 45.000 TL tutarında bono verdiklerini ancak taşınmaz satışının gerçekleşmediğini, bedelsiz kalan bononun iade yerine icra takibine konulduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalıya taşınmaz satışı için taahhütte bulunmadıklarını ve iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10/10/2013 gün ve 2012/18125-2013/15769 sayılı ilamı ile "....davacı taraf delil olarak davalı defterlerine münhasıran dayanmamıştır. Bu durumda bononun davalı kooperatifin defterlerinde kayıtlı olmaması alacağın olmadığı anlamına gelmez. Hal böyle olunca bedelsizlik iddiasında ispat yükü davacıda olup, davacı senedin bedelsiz olduğunu yazılı delil ile kanıtlamalıdır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde ve davanın yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, dava konusu bonodan dolayı menfi tespit davasıdır. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 10/10/2013 tarihli bozma ilamı ile ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uymakla sadece ispat külfetinin davacıya ait olduğu hususunda davalı lehine kazanılmış hak doğmuştur. Davacı bozmadan sonra mahkemeye verdiği dilekçe ekinde bononun verilmesini gerektiren belgeler sunmuştur. HMK'nın 145. maddesinde; "Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. " düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre davacının davasını ispat için sunduğu belge asıllarında davalıya atfen atılı imzaları kabul edip etmediği davalıdan sorulmalı, kabul edilmez ise imzaları atan kişilerin davalı kooperatifte yetkili olup olmadığı, imzaların onlara ait olup olmadığı saptanmalıdır. Sözleşmenin dava konusu ile bağı kurulduğunda, sözleşmenin içeriğine girip, dava konusu bononun bedelsiz kalıp kalmadığı ve sözleşme hükümleri yerine gelip gelmediği noktasında incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***