Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 2016/7 esas ve 2016/653 karar sayılı ve15.12.2016 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalı ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmesinde gecikmeye düşülmesi üzerine 20.04.2004 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen borç için davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takip konusu alacağın zamanaşımına ugradığını, talep edilen faiz tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, genel kredi sözleşmesinin kurulduğu ve borcun muaccel olduğu tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu, davanın açıldığı tarihte ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu ve her iki yasada da sözleşmeden kaynaklı borçların muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıl içerisinde talep edilmesi gerektiği bu süre içerisinde talep edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacağının bildirildiği, davacının borcun muaccel olma tarihinin ihtarname tarihi olan 20.04.2004 olduğu icra takibine ise 02.02.2015 tarihinde başlanıldığı, davacı tarafça zamanaşımının kesildiğine veya durduğuna dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı ancak davacı taraf varolduğunu düşündüğü genel kredi alacağından kaynaklı alacağının tahsili için yasal yol olan icra takibine geçmesinin kötüniyet şartlarının bulunduğu sonucunu doğurmayacağı ve konunun da yargılamayı gerektirecek nitelikte olması nedeniyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından verilen 2017/325 Esas, 2017/479 Karar ve 12.05.2017 tarihli hükmün ONANMASINA, dosyanın Bodrum 2.Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***