"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun BAM 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı hakkında icra takibine konu edilen 3 adet çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığını ileri sürerek takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında davalı bankanın icra takibi başlatmasının yanında aynı zamanda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'na 3167 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan soruşturma sonunda Samsun 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/198 esas sayılı dosyasında davacının çekleri kendi rızası ile akrabasına verdiğini ve çekleri imzalama yetkisi verdiğini beyan ettiğini, açtığı bu davanın sonucunda imzanın kendisine ait çıkmayacağını bilerek borçtan kurtulmaya çalıştığını ve böylelikle kötü niyetli davranış gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve Samsun 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/198 esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar ATK Fizik İhtisas Dairesinin 23/06/2016 tarihli raporunda dava konusu çeklerdeki keşideci imzalarının davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, davacının ...'e davaya konu çekleri keşide etmesi hususunda sözlü olarak özel yetki verdiği, dava dışı ...'in yaptığı işlemi davacının sözlü olarak kabul ettiği anlaşılmakla, ...'in keşide ettiği çekler dolayısıyla davacının borçlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davacının gerek 27/04/2010 tarihli savcılığa verdiği beyanı ve gerek 16/04/2011 tarihli duruşmada verdiği açık beyanı ile, davaya konu çekleri imzalama yetkisi verme suretiyle dava dışı akrabası ...'e verdiğini beyan ettiği ve dava dışı ...'unda 22/01/2010 tarihli beyanı ile bu hususu açıkça doğruladığı, davacının beyanının yoruma yer bırakmayacak şekilde açık olduğu, imzalama yetkisi verdiği bu çeklerden dolayı sorumlu olduğu, davacının istinaf dilekçesinde bu beyanın dava dışı şahsın ceza dosyasından kurtarmaya yönelik olduğu iddiasının dosya kapsamında hukuki bir geçerliliği ve inandırıcılığı bulunmadığı, olayın açıklığı karşısında tanık dinlenmesinin gerekli olmadığı, yerel mahkemenin bu tesbitler nedeniyle davanın reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.