"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu, alacağa ilişkin davalı tarafa ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, davalının yetkili icra dairesini göstermemesi sebebiyle yetkiye ilişkin itirazının geçersiz olduğunu, esasa ilişkin itirazlarının da haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin Mısır'da kurulmuş bir tüzel kişi olduğunu, halihazırda Mısır'da faaliyet gösterdiğini, bu sebeple Mısır Kanunlarına ve yargısına tabi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, takip konusu faturalara ilişkin malların davalı tarafından teslim alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket merkezinin Türkiye'de olmadığı, Mısır Devleti, Dimyat Şehri Serbest Bölgesi olduğu, HMK ve MÖHUK hükümleri gereği yabancı uyruklu davalı şirket aleyhine, Türkiye'de icra takibi yapılıp dava açılamayacağı, davalının Türkiye'de yerleşim yeri ya da şirket merkez veya şubesi bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya içeriğine bakıldığında takip dosyasında ödeme emrinin borçlunun Türkiye’deki adresine tebliğ edildiği ve itirazda bulunulduğu görülmektedir. Öte yandan HMK’nın 9. maddesinde Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan taraflarla ilgili hangi yöntemin takip edileceğine dair hüküm bulunmaktadır. Davalı tarafından Mısır Mahkemelerini yetkili gösteren herhangi bir yetki sözleşmesi bulunmadığından, işin esasına girilip taraf delillerine göre varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken usul hükümleriyle bağdaşmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.