Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3 Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacı banka ile kredi borçlusu davadışı ... Oto Cam Paz. İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, davalının bu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun süresinde ödenmemesi üzerine ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini ve Samsun 6. İcra Müdürlüğünün 2015/102 Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ...'ın imzaya ve borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı ...'ın itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ihtara ve takibe karşı kredi sözleşmesindeki kefil sıfatıyla atılan imzaların davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, takip ve davaya konu kredi sözleşmelerinde davalının ismi kullanılarak kefil sıfatıyla atılan imzalarının sahte olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 19.09.2017 tarihli raporunda söz konusu belgeler incelenmek suretiyle yapılan incelemede takibe konu 3 adet sözleşmedeki imzaların davalıya ait olmadığının tespit edildiği, davacı bankanın dava konusu kredi sözleşmelerinin düzenlenmesi aşamasında sözleşmeye kefil sıfatıyla imza atan kişilerin kimliklerini bilmek ve denetlemek yükümlülüğünde olduğu ve sözleşmede yer alan imzaların kime ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine, takibe konu toplam alacak 782.505,92 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş olup, hükme karşı davacı vekili tarafından sadece hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının istinaf sebebinin yalnızca ilk derece mahkemesince hükmedilen kötüniyet tazminatı olduğu belirtilerek, dava ve takibe konu kredi sözleşmelerindeki kefil sıfatıyla atılan imzaların davalıya ait olmaması, davacı bankanın sahte imzalı kredi sözleşmelerine dayalı olarak icra takibine başlaması ve imza itirazına rağmen itirazın iptali davası açması karşısında mahkemece davacı bankanın icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğunun kabulü ile davanın reddi yanında, takibe konu alacak tutarının %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından yalnızca kötüniyet tazminatı yönünden temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle maddi ve muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***