"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davalı şirket temsilcisi ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı şirket temsilcisinin istinaf talebinin kabulüne, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin davacıdan muhtelif ürünler satın aldığını, bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak davalının cari hesaba ilişkin borcunu ödemediğini bu nedenle davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, davacının cari hesaba ilişkin tüm banka dökümü ve faturalarının celbini, teslim edilen mallara ilişkin fatura ve irsaliyelerdeki imzaların kime ait olduğunun tespiti bakımından dosyanın bilirkişiye tevdiini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait defterlerin bilirkişi incelemesine hazır edildiği, davalıya ticari defterlerin hazır edilmesi konusunda yapılan uyarıya rağmen dava konusu edilen döneme ilişkin ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı, davacıya ait ticari defter ve kayıtların davalı yönünden sadece lehe delil olarak değerlendirilebileceği, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, davalı şirkete teslim edilen mal karşılığı olarak icra takibine konu edilen bedel kadar kısmın davalı tarafından davacıya ödenmediği, davacının söz konusu davayı açmakta bu haliyle haklı ve dinlenebilir sebebinin olduğu, zira taraflarca varlığı kabul edilen ticari ilişkide davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasının söz konusu ticari ilişki dikkate alındığında tek başına dinlenemeyeceği, davalının da kabul edilen ticari ilişki dikkate alınarak ticari defter ve kayıtlarını incelemeye açık halde bulundurması ve basiretli bir tacir olarak denetlemeye hazır etmesi gerektiği, ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirir hususlar içermesi nedeniyle likit alacak olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ilk derece mahkemesince alınan mali müşavir bilirkişi raporunda davacının lehe delil teşkil eden ilişki dönemi 2015 yılına ait ticari defterlerine göre davalıdan 48.250,34 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının kendi defterlerindeki tek taraflı alacak kaydının davalıdan takip konusu cari hesaptan doğan alacağının bulunduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği, davalının ise incelemeye ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının delil listesinde münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmadığı, bu durumda HMK'nın 222/5. maddesi uygulanamayacağı, davalının davacının sunduğu faturalara ait sevk irsaliyelerindeki imzaları kabul etmediği, ilk derece mahkemesince sunulan bu sevk irsaliyelerindeki imzaların, araç plakalarının ve teslim alanın davalıyla ilgisi araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, dava konusu sevk irsaliyelerindeki yazılı araç plakalarına ait getirtilen araç kayıtlarına göre söz konusu araçların davalı şirkete ait olmadığının anlaşıldığı, ayrıca teslim alan kısmındaki imzaların da davalı şirket çalışanlarına ait olmadığının getirtilen SGK kayıtları ile tespit edildiği, davacının delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı, böylelikle davacının ticari satımdan doğan cari hesaba konu 9 adet fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davalı şirket temsilcisinin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, istinaf yargılaması sırasında davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olduğundan kararın niteliği gözetilerek davacının istinaf sebebinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.