Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülmekte olan tazminat davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.... ile davalı vekili ... geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacı ile davalı kooperatif arasında 24.03.2012 tarihinde davalı kooperatifin ürettiği ''... Markalı ... Tavuk Gübresi"nin tek satıcılığı hususunda Türkiye Genel Dağıtıcılığı Yetkili Satıcı Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmelerine rağmen davalı kooperatifin 27.02.2013 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme süresinin 3 yıl olduğunu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle piyasada onarılmaz prestij ve itibar kaybına uğradıklarını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminat, 10.000,00 TL alacak, 10.000,00 TL reklam ve pazarlama harcaması, 10.000,00 TL kar mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 29.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 830.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davacının sözleşme gereğince yüklenmiş olduğu yükümlülüklerini yerine getirmesi için 06.02.2012 tarihinde ihtarname ile uyardıklarını, sözleşmenin 10. maddesi gereğince yeni dönem için fiyat belirlenmesinin gerektiğini, ancak cevabi ihtarnamede davacının fiyat artışını kabul etmediğini, fiyat artışının kabul edilmemesinin sözleşmenin ihlali olduğunu, ödenen 35.000,00 TL için fatura düzenlendiğini, davacıya kar payı verilmesine rağmen davacının bu kez de hizmet bedeli talep ettiğini, davacıya 9.000,00 TL borçlu olduklarını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, sözleşmenin feshedilmesinin davacının kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları sonucunda, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesi ve bu satış sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedene dayanılarak feshedildiği, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat taleplerinin ise sözleşmenin taraflara yüklemiş olduğu edimlerin davacı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında kalan 9.446,58 TL davacı alacağı yönünden kabulüne, diğer alacak kalemlerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, davacının davaya konu ürün satım ve sürümünü arttırma yükümlülüğünü ve asgari alım taahhüdünü taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin hükümlerine, amacına ve kendisinden beklenen özen yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirmediği, bu nedenle davalı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı davacı şirket defterleri üzerinde yapılan incelemelerde davacının fesih tarihinden önce davalıdan sözleşmeye dayalı toplam 9.446,58 TL alacağının bulunduğunun kabulüyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön olmadığı, bilirkişi raporunun dosya içerisindeki bilgi ve belgelere dosya kapsamına uygun olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, muhakeme hukukuna ve maddi hukuka herhangi bir aykırılık olmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***