Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının dava dışı bankalardan kullandığı krediyi kefil sıfatı ile davacının ödediğini, ödenen tutarın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekli, davalıya dava dışı bankalardan borca ilişkin ihtar gönderilmediğini, davacının kendi isteği ile ödeme yaptığını, temerrüde düşürülmeden ödeme yapıldığından davacının faiz isteminin haksız olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahmece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 2016/3147 E. 2016/10567 sayılı 13.06.2016 tarihli ilamı ile "Dava itirazın iptali davası olup icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle alacak takip tarihi itibari ile belirlendikten sonra takibin devamını teminen itirazın iptali hükmü kurulur. Bu nedenle hüküm sonucunda “alacağın tahsiline” şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Diğer yandan itirazın iptali davasında İİK'nun 67. maddesi uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının asgari limiti %20 olduğundan bu miktarın altında bir oran belirtilerek tazminata hükmedilmesi de kabul şekli ile isabetsizdir. " şeklinde bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve bankadan gelen müzekkere cevaplarına göre, davacının davalının bankaya olan borçlarını kefil olarak ödediği, açmış olduğu davasının haklı olduğu, davalının faiz açısından yapmış olduğu itiraz açısından ise asıl alacağın ticari iş kaynaklı bir kredi oluşundan dolayı faizin oranında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi,

2- Mahkemece kurulan hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinde yazım şekli itibariyle hükmün icrasında tereddüt olacak şekilde yazım yapılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki itirazın iptali sözlerinden sonra gelmek üzere "takibin devamına" sözlerinin eklenerek ve hükmün 2. bendinin çıkarılarak yerine " 2. Hükmolunan meblağın %20 si oranında hesaplanan 6.587,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" bendinin eklenerek hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***