Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonucunda verilen davanın kabulüne yönelik kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince kanun yolunun temyiz yolu olması gerekçesiyle Dairemize gönderilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, başlangıçta İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi'nde açtığı davada, davacının davalının eski çalışanı olduğunu, iş akdinin haksız olarak ve tazminatlar ödenmeksizin davalı tarafından sonlandırıldığından dava açıldığını, davalının bundan sonra senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, senedin aracın tamiri için teminat olarak düzenlendiğini, davalı defteri incelendiğinde senede mahsuben ödeme yapıldığının anlaşılacağını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu iddia ederek davacının borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacının iş akdinin performansının beğenilmemesi nedeniyle şirketteki hak ve alacaklarının hesabına yatırılarak feshedildiğini, bononun davacının davalı şirketten acil nakit para ihtiyacı nedeniyle aldığı borç için tanzim edildiğini, davacının iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, işyeri uygulamasının kaza yapan kaskolu şirket araçlarının şöförlerinden sigorta şirketince ödeme yapılmaması ihtimaline karşılık senet alınması şeklinde olduğu, dava konusu senedin de bu şekilde verildiği, sigorta şirketinin davalı şirkete ödeme yaptığından senedin hükümsüz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/36737 esas ve 2016/12827 karar sayılı ve 31.05.2016 tarihli kararı ile “uyuşmazlıkta genel mahkemelerin görevli olduğu düşünülmeden işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2016/503 esas ve 2017/167 karar sayılı ve 15.06.2017 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, dosya İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, işyeri uygulamasının kaza yapan kaskolu şirket araçlarının şöförlerinden sigorta şirketince ödeme yapılmaması ihtimaline karşılık senet alınması şeklinde olduğu, dava konusu senedin de bu şekilde verildiği, sigorta şirketinin davalı şirkete ödeme yaptığından senedin hükümsüz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2018/932 esas ve 2019/3431 karar sayılı ve 23.05.2019 tarihli kararıyla dava dosyasının istinaf incelemesi yapılması için ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince Dairemizin işbu kararına dayanılarak dava dosyası İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi’ne intikal etmiş ise de; davalının kanunyolu başvurusu istinaf olarak incelenmesi gerekirken verilen 2019/2250 esas ve 2019/2075 karar sayılı ve 11.10.2019 tarihli kararla davalı vekilinin kanunyolu başvurusunun temyiz hükümlerine göre gereğinin yapılmasına karar verilip dosya ilk derece mahkemesine iade edilmiş ve ilk derece mahkemesince yeniden form düzenlenerek dosya tekrar Dairemize gönderilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, Yargıtay Hukuk Dairesi ile olumsuz görev uyuşmazlığı çıkaramaz.

Dairemizce verilen karar uyularak dosyayı istinaf incelenmesine tabi tutulması zorunludur.

Bu itibarla dava dosyasının İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi için ilk derece mahkemesince iadesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın ilgili İstanbul BAM Hukuk Dairesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesi olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne TETKİKSİZ İADESİNE, 08.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***