Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili firmanın ürettiği unlu mamulleri ihraç ettiğini, bunları paketlemek için davalı şirketten ambalaj satın aldığını, ancak alınan ambalajların ayıplı çıkması nedeniyle müvekkili firmanın 8.025,00 Euro zarara uğradığını belirterek, 8.025,00 Euro karşılığı 18.983.00TL’nin mal satım tarihi olan 31.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın 08.07.2010 tarihli satış sözleşmesine istinaden açıldığını, davacı alıcının derhal ayıp ihbarında bulunması gerektiği halde ihbarda bulunmadığını, davacının sözleşmenin feshi ile ilgili hiçbir işlem yapmadığını, sözleşme ile davacı tarafa 136.000 adet ambalaj poşeti gönderildiğini, davacı tarafın bunları kontrol ederek teslim alması gerektiğini, davacının müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunmadığını, satış sözleşmesine göre müvekkilinin ortaya çıkacak problemlerde kendi ürününden sorumlu olduğunu; ambalajın kullanımı nedeni ile oluşacak nihai ürün sorumluluğunun tümü ile müşteri firmaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı tarafından söz konusu ambalajların açık ayıplar konusunda muayene edildiğine ve açık ayıbın tespit edilerek davalıya bildirildiğine dair dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediği, kullanılmamış ambalaj numunesi ile kendi kullanımı sonucu hava aldığı tespit edilen ambalaj numunesinin karşılaştırılmasının gizli ayıbın ispatı açısından yapılmadığı, davacının ambalajlardaki ayıbın ilk teslimden beri mevcut olduğunu ispatlayamadığı, bu sebeple bozulmanın kendi kullanımı sonucu meydana geldiği ihtimalini bertaraf edemediği, sözleşmede sorumsuzluk anlaşmasının davalı lehine düzenlendiği ve bu sorumsuzluk anlaşmasını ortadan kaldıran bir durumun olmadığı, gizli ayıba ilişkin muayene ve ihbar sürelerinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına,13.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***