"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2015
NUMARASI : 2014/376-2015/163
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının dava dışı ...'nin kullanmış olduğu ve ödenmeyen kredi borcuna istinaden müvekkili aleyhine takip yapıldığını, müvekkilinin kredi borcuna kefaletinin bulunmadığını, sözleşmelerin limit artırımıyla ilgili olan bölümdeki imzaların borçlu şirketi temsilen atıldığını, şahsi sorumluluğun bulunmadığını ileri sürerek, takip konusu borç nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takip konusu sözleşmeler nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine borçlulara ödeme ihtarını içeren ihtarname keşide edildiğini savunarak, davanın reddini, inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, takip konusu genel kredi sözleşmelerinde borçlunun ..., belirli bir limite kadar müşterek borçlu müteselsil kefilin ... olduğu, sözleşmelerin limit artırımı ile ilgili kısımlarının düzenlendiği sayfalarda borçlu şirket kaşesi üzerine atılmış bir imza ve ayrıca açığa atılmış bir imzanın mevcut olduğu, müşterek borçlu müteselsil kefil için ayrılan isim ve imza yerinin boş olduğu, dava dışı borçlu şirketin davacıya bankalara borç doğuran sözleşmeleri imzalaması konusunda yetki verildiği, davacının bu yetki ile hareket ettiği, bu durumda davacının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 25.02.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının, şirketi temsilen şirket kaşesi üzerine atılmış imzası şahsi sorumluluğunu doğurmaz. Ancak bu imza yanında isminin altına açığa atılan imza davacının bu sözleşmeden dolayı şahsi sorumlu olacağını gösterir. Somut olayda sözleşmedeki, davacının isminin altında bulunan ikinci imzadan dolayı, davacı şirket ile birlikte şahsen de sorumlu olacağından mahkemenin davanın reddine karar vermesi gerektiği düşüncesi ile onama kararına katılmıyorum.