Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 24/12/2014

NUMARASI : 2014/1095-2014/469

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı, davalı tarafından aleyhine başlatılan icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ancak yargılama esnasında bonodaki imzanın kendilerine ait olduğunu ancak bedelinin ödendiğini bildirerek borçlu olunmadığının tespitini istemiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, imzanın davacıya ait olduğunu ayrıca ödeme yapılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı tarafından davalıya 22.05.2013 tarihinde 2.000,00 TL, 24.06.2013 tarihinde yine 2.000,00 TL ve 400,00 TL olmak üzere toplam 4.400,00 TL ödendiğine ilişkin makbuzlar sunulduğu ve makbuzlardaki miktar kadar davalıya ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının; davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalının temyiz itirazlarına gelince, takibe ve davaya konu senedin vade tarihi 30.06.2013 olup, mahkemeye sunulan ödeme belgelerindeki tarih ise vade tarihinden önceki 22.05.2013 ve 24.06.2013 tarihleridir. 400,00 TL değerindeki ödeme belgesinde ise herhangi bir tarih bulunmamaktadır. Senedin vadesinden önce yapılan ödemelerin senet borcuna mahsuben yapıldığını davacı borçlunun kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu ödemelerin bonoya yönelik olduğunu kanıtlaması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 09.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***