Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 30/04/2014

NUMARASI : 2013/253-2014/122

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı (temlik alan ) R.. R.. V. Y. AŞ vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu P. Tekstil Ltd.Şti. lehine verilen 04.08.1997 ve 05.08.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine kefil olduğunu, kefil olunan bu borcun tamamen kapatılmasına rağmen müvekkilinin muhatap bankanın Toptancılar Şubesinde vadeli mevduatının dondurulup üzerine tedbir konulduğunu, müvekkilinin imzasının bulunmadığı P. Tekstil Ltd.Şti.ne verilen 19.08.1998 tarihli döviz kredisi borcu nedeniyle bu işlemin yapıldığını ileri sürerek müvekkilinin 16.04.2004 tarihli ihtarnamede istenen 444.445.842.656 TL. (444.445,84 YTL) bedelden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı B.A.Ş.vekili, T. A.Ş.nin davacının kefil olduğu Palmiye Tekstil Ltd.Şti.nden olan alacaklarının 08.04.2002 tarihli alacağın temlik sözleşmesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğini savunarak, davanın T.. T..’ye ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İhbar edilen T.. T.. vekili, Toprakbank A.Ş.nin külli halefi olan B.A.Ş.nin halen tüzel kişiliğinin devam ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirtmiştir.

Temlik alan davalı R.. R.. Varlık Yönetimi AŞ vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı T.. T.. vekili ile B.. B.. vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2012/14134 Esas 2013/2634 Karar sayılı 13/01/2013 tarihli ilamıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma ilamında; “ Yerel mahkeme kararında davalı olarak B.. B.. ile T.. T.., temlik alan sıfatı ile de R.. R.. Varlık Yönetim A.Ş.gösterilmiş kararın hüküm fıkrasında davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile davacı için takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine biçiminde hüküm oluşturulmuştur. Davada birden fazla davalı olduğundan hükümdeki “davalıdan” sözcüğü ile kimin kasdedildiği belli değildir. Bu hali ile hüküm infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Oysa HUMK.nun 388 (HMK.297).maddesi uyarınca hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Temyize konu yerel mahkeme kararı anılan yasa hükmüne uygun tesis edilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” denilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; dava konusu kredi alacağının T.. T..'ye devredildiği, ondan da R.. R.. V.Y. A.Ş. ye temlik edildiği, davacının kefil sıfatı ile imzası bulunan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tamamen ödendiği, borcun kaynağı genel kredi sözleşmelerinde davacının imzasının bulunmadığı, yeni kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı (temlik alan) R.. R.. V.Y. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (temlik alan) R.. R.. Varlık Yönetimi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***