"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında alım satım akdi kurulması için sipariş teklifi verdiklerini ve sözleşme imzalanması ihtimaline binaen de açık teminat senedi verildiğini ancak akdi ilişkinin gerçekleşmediğini, teminat senedinin de iade edilmeyerek boş olan kısımlarının doldurulup icra takibine konulduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini, yargılama sırasında ödeme yapıldığı için ödenen miktarın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğunu, satım konusu malın hazır edildiğini ancak davacının malı almadığını, dava konusu bononun mevcut zararlarına karşılık icra takibine konulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin gerçekleştiği ancak davacının malı almaması nedeniyle davalının mevcut malı üçüncü bir kişiye daha düşük değerle sattığı ve 14.464,58 TL zararı olduğu ve bunun bono bedelinden düşülmesi sonucu davanın kısmen kabulü ile bakiye 535,42 TL için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili yerel mahkeme hükmünü davacı vekilinin temyizi üzerine katılma yoluyla temyiz etmiş ise de; davalı vekiline temyiz dilekçesinin 25.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin ise katılma yoluyla temyizde yasal süre olan 10 gün geçtikten sonra 09.01.2015 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Borçlu davacı, tedbir kararı almadığı için yargılama sırasında ödemede bulunmuş olup bu durumda dava İİK 72 / 6 maddesi uyarınca kendiliğinden istirdata dönüştüğünden "mahkemece borçlu olunmadığına hükmedilen kısım hakkında istirdada karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.