"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı teminat mektubu komisyon alacağının ve teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan takibe vaki davalı kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair hüküm, davacı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 01.04.2014 tarihli 2014/1636 Esas-2014/6170 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamında; “Dava, Genel Kredi Sözleşmesine dayalı başlatılan takibe karşı davalı borçlu müteselsil kefilin itirazı üzerine İİK'nın 67. maddesi gereği açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı bankanın alacağının tespiti bakımından 23.10.2012 tarihli kök rapor alınmış, davacı banka itirazı üzere, 02.01.2013 havale tarihli birinci ek rapor alınmış, alınan bu rapordan sonra, 08.04.2013 tarihli ikinci ek rapor alınmış, bu rapora da davacı vekili itiraz etmiş olup, 02.01.2013 tarihli birinci ek rapora dönülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece alınmış olan son ek rapor hüküm kurmaya yeterli görülmemiş ise, yeniden bir rapor alınması gerekirken, aksi düşüncelerle birinci ek rapora dönülerek karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, banka kayıtları üzerinde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden davacının raporlara itirazları da gözetilerek inceleme yaptırılıp, davalının kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil olduğu da dikkate alınarak, bilirkişi raporuna göre, varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Diğer yandan, davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri bankacılık işi olup, TTK'nun 4. maddesi gereği ticari iş niteliğindedir. Aynı Yasa'nın 8. maddesine göre, ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe belirlenecektir. Bu durumda TBK'ndaki 88 ve 120. maddelerindeki hükümlerin ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler ve taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinde kararlaştırılan akdi ve temerrüt faizi oranları gözetilmeden yazılı şekilde faiz yönünden de karar verilmesinde de isabet yoktur.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı bankanın 762,02 TL nakdi komisyon alacağının bulunduğu, yıllık % 105 temerrüt faizi talebinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, teminat mektubunun takip tarihi itibariyle güncel bedelinin 3.306,98.TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının nakdi alacak yönünden 726,02 TL üzerinden iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %105 sonrasında avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizlere %5 gider vergisi uygulanmasına, gayrinakdi depo talebi yönünden, teminat mektubunun takip tarihi itibariyle güncel risk bedeli 3.306,98 TL'nin bankanın faizsiz bir hesabında deposu için devamına, takibin devamı sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren yıllık %105, sonrasında avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizlere %5 gider vergisi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere somut olayda TBK.nun 88 ve 120. maddelerindeki hükümlerin ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece davanın kısmen kabulü ile takipten itibaren %105 temerrüt faizine ve sonrasında avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi doğru değil ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin 2.satırında ve 3. bendinin 4. satırında yer alan “% 105 ” rakamından sonra gelen “sonrasında avans faizinin iki katı oranında ” sözcüklerinin çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.