Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Mahkemece, 05.09.2014 tanzim ve 02.07.2015 vade tarihli 20.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 310.167,30 TL alacak için %15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, müvekkili şirketler tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/774 E. na kayden açılan iflas erteleme davasında müvekkili şirketler lehine 07.07.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verildiğini, dolayısıyla söz konusu karar tarihinden sonra müvekkili şirketler aleyhine icra takibi yapılmasının yasaklandığını, bu durumda müvekkili aleyhine 08.07.2015 tarihinde başlatılan yolsuz takibin dayanağı ihtiyati haciz kararının da hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan kat ihtarnamesinin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla alacağın muaccel hale gelmediğini, ihtiyati hacze dayanak senetlerin kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete ihtiyati hacze konu alacak için işletme rehni verdiğini ileri sürerek, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.

Talep eden vekili, ihtiyati haciz kararının iflas erteleme davası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararından daha önce olduğu gibi davalı ... hakkında herhangi bir tedbir kararı bulunmadığını, taraflar arasındaki 20.12.2012 tarihli faktoring sözleşmesinin 7. maddesine göre borcun vadesinde ödenmemesi halinde müşteriye herhangi bir ihtar veya ihbar keşide etmeye gerek olmaksızın müşterinin temerrüde düştüğünü, gerek faktoring sözleşmesi gerekse kambiyo senedi uyarınca borcun muaccel hale geldiğini, alacağın tamamı rehinle temin edilmediği gibi iflas erteleme davasında borçluların aktiflerinin pasiflerini karşılamaya yetmediği ve borca batık durumda olduklarına dair beyanda bulunduklarını, verilen ticari işletme rehnin borcu karşılamaya yetmediğini ileri sürerek, itirazın reddini istemiştir.

Mahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; ihtiyati haciz konusu senet alacağı ile rehin konusu alacakların birbirinden farklı olduğu, ihtiyati haciz kararının iflas erteleme mahkemesince verilen tedbir kararından bir gün önce verildiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre icra takibi ile ihtiyati haczin farklı nitelikteki kararlar olduğu, iflas erteleme kararı ile İİK'nın 289. maddesi gereğince alınan kararın ihtiyati haciz kararına etkisinin olmayacağı, İİK'nın 265. maddesinde belirtilen itiraz sebeplerinin ileri sürülmediği ve itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle borçlular vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş, karar ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***