Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıf.)

TARİHİ : 02/12/2014

NUMARASI : 2013/432-2014/553

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmadan 4 adet cincir tipli beyaz renkli elektrikli bisikleti firmaları adına satın aldığını, ancak birtakım arızaların meydana geldiğini, ayıplı malı geri vermek istediğinde geri iadenin mümkün olmadığının bildirildiğini belirterek, ürünlerin ve ödenen paranın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tacir olduğunu, tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olduğunu, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, cihazların yanlış kullanımdan dolayı arızalandığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin dava konusu edilen araçları davalıdan satın aldıktan sonra başkalarına kiralayarak kullandırdığının tespit edildiği, bununla birlikte araçlarda ayıp olup olmadığına ilişkin inceleme yapılması düşünülmüşse de, davacı tarafça satın alınan araçlar olarak ileri sürelen araçların dava konusu araçlar olup olmadığı ve ayıplı ise ayıbın fabrikasyondan mı yoksa kullanım hatası sonucu mu olduğunun tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davaya tüketici mahkemesinde bakılabilmesi için davanın taraflarından birinin tüketici olması ve uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından doğması gerekmektedir.

Dava, satın alınan cincir tipli beyaz renkli elektrikli bisikletlerinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı bedelin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı bir ticari şirket olup, 6102 sayılı TTK' nın 19. maddesi hükmüne göre “Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Şu kadar ki; hakiki şahıs olan bir tacir, muameleyi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya muamele, fiil veya işin ticari sayılmasına halin icabı müsait bulunmadığı takdirde borç adi sayılır.” Bu nedenle ticari bir şirketin tüketici olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Mahkemece ticari dava niteliğindeki davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılamayacağı ve ticari nitelikteki alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK' nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden, “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla davaya bakılıp karar verilmesi ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***