Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalı yanca müvekkili ve müvekkilinin temsilcisi olduğu dava dışı şirket aleyhine 225.000,00 TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlatılmış ise de, bononun dava dışı şirketin mal alımı nedeniyle davalıya verildiğini, bononun keşideci kısmında dava dışı şirket kaşesi ve müvekkiline ait iki adet imza var ise de, bu imzaların müvekkilince temsilcisi bulunduğu şirketi borçlandırmak için atıldığını yoksa müvekkilinin şahsi sorumluluğuna yol açmadığını belirterek, takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe konu senette yer alan dava dışı şirket kaşesi üzerinde davacıya ait iki adet imza bulunduğunu, davacının keşide tarihi itibariyle dava dışı şirketi temsile tek yetkili olup ikinci kez atılan imzanın davacının şahsi sorumluluğunu gerektirdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, davacının bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2014/6767 E. 8706 K. sayılı 05.05.2014 tarihli ilamıyla kararın gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, takibe dayanak oluşturan senette iki kez dava dışı şirket kaşesi kullanıldığı, bu kaşelerden bir tanesi üzerinde davacıya ait iki imza bulunmakta ise de bu durumun davacının şahsen sorumlu olduğu anlamına gelmediği, eğer davacı avalist olarak imza atacak olsa idi ayrıca ismini yazması gerektiği, bu nedenle takibe konu senet nedeniyle davacının bir sorumluluğu bulunmadığından bahisle davanın kabulüne, takibe dayanak bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulların oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***