Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya tekne satıp teslim ettiğini, teknenin satış bedeli için verilen çeklerle yapılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, açılan davanın reddini istemiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kambiyo senedi niteliğini yitiren adi senetteki ödeme tarihinin kesin vade niteliğinde olmadığı, davalının takiple birlikte temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

(1) Davacı vekili 23.01.2014 tarihli temyize cevap dilekçesinde hükmün düzeltilerek onanmasını istemişse de, mahkemece çıkartılan muhtıraya rağmen temyiz harçlarını süresi içinde ikmal etmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.

(2) Mahkeme kararlarının T.C. Anayasası m. 141 ve HMK. m. 297 gereğince gerekçeli olarak yazılması, kabul ve red edilen vakıaların belirtilmesi zorunludur. Mahkemece temyize konu hükümde bilirkişi raporuna atıfla yetinilmiş olup, taraflar arasındaki talebin kambiyo senedi vasfını yitirmiş çek nedeni ile temel ilişkiye dayalı olduğu ve eser sözleşmesi kapsamında bulunduğu dikkate alınmadan ve hüküm gerekçelendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Kabule göre de, takipte dava konusu edilen çeklerle ilgili olarak taraflar arasında 11.04.2012 tarihinde açılmış, yargılaması devam eden (.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/277 esas sayılı dava dosyasında) menfi tespit davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Görülmekte olan itirazın iptali davası ise .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/277 esas sayılı menfi tespit davasından sonra açılmıştır. Her iki davanın sonucu birbirini etkileyeceğinden davaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerekir. Açıklanan bu yön gözetilmeden hüküm kurulması da doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***