"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalıya kullandırılan kredi kartına ait borcun ödenmemesi üzerine davalıya usulüne uygun süre vermek suretiyle ihtar çekildiğini, verilen süreye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2011/1631 sayılı dosyası ile yürütülen takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 24. maddesine istinaden gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamayacağını, davacının gecikme faizi dışında değişik adlar altında ikinci kez faiz ve değişik ücretler talep ettiğini, alınmaması gereken bu ücretler nedeniyle kredi kartı borcunun yükseldiğini, kendi hesabına göre bankaya borcu olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; nakit çekim ücreti, gecikme ücreti, kart üyelik ücreti, limit aşım ücreti gibi kalemler ayıklanmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde davalının takip tarihi itibariyle davacıya 2.714,77 TL anapara, 574,75 TL faiz olmak üzere toplam 3.289,52 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporundaki alacak miktarı ile ikinci bilirkişi raporundaki alacak miktarı farklı olup, ikinci bilirkişi raporu ilk rapordaki tespitler ve alacak miktarı konusundaki farklılıkların nedenlerini gerekçesinde belirtmemiştir. Bu nedenle iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle mahkemece iki rapor arasındaki çelişkileri giderecek şekilde bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle uygun bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.