Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 18/12/2014

NUMARASI : 2013/91-2014/307

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ... adına kredi mevduat hesabı açtığı, bu kredi için 30.12.2009 tarihli 15.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla davalı ... imzası bulunduğunu, borç ödenmeyince davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin, davacı alacaklı ile dava dışı borçlu arasındaki bir sözleşmeye kefil olduğunu, borcun ödendiğini, davacının tahsilini talep ettiği borcu müvekkilinin kefalet sözleşmesi sırasında bilmediğini, davacı ile dava dışı borçlu arasında sonradan ortaya çıkan bir borç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu sözleşmenin, borçlusu ... olan 13/03/2009 tarihli 10.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi olduğu, icra takibine konu 30/12/2009 tarihli 15.000 TL limitli sözleşmede gerçekte davalının imzası bulunmamasına rağmen, 13/03/2009 tarihli sözleşmenin son sayfasının 30/12/2009 tarihli sözleşmenin son sayfasıymış gibi takip talebine eklendiği, icra takibine konu edilen sözleşmede davalının imzasının bulunmaması nedeniyle davalının kefalet sorumluluğunun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davaya konu icra takibinin incelenmesinde takip dayanağı olarak kredili mevduat hesabına istinaden kredi kullanımı 06/10/2011 tarihli ihbarnamede gösterilmiştir. Bilirkişi ek raporunda davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu arasında iki adet genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, takip konusu edilen alacağın davalının da kefil imzasını içeren genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı ve bu kredi ilişkisinin kesintisiz olarak devam ettiği, ayrıca icra takip dayanağında da davalının imzasının bulunduğu kredi sözleşmesinin imzalı

sayfaları eklenmiş olup, mahkemece bu durumda icra takibine konu borcun davalının imzasının bulunduğu 13.03.2009 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü gerekirken, davalının kefaleten sorumlu olmayacağı yönündeki kabulü doğru görülmemiş, bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***