"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından kredi kartları üyelik sözleşmesine istinaden davalı borçlu ...'a ... ve ... numaralı kredi kartlarının kullanıma açıldığını ve kredi kullandırıldığını, davalı borçlunun kısmi ödemelerde bulunmasına rağmen borcunun tamamını süresinde ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün 2013/39 sayılı dosyası ile başlatılan takibin borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek belirterek itirazın iptali ile aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kat ihtarnamesinin davalı müvekkiline tebliğ edilmeyip davalının annesine tebliğ edildiğinden temerrüt şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça faize faiz yürütüldüğünü, müvekkilinin yaptığı ödemeler dikkate alınmadan takibe başlandığını savunarak davanın reddini ve davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankaya ait kredi kartını kullanan davalının yaptığı ödemeler düşüldükten sonra 03/01/2013 takip tarihi itibariyle iki adet kredi kartı nedeniyle davacı bankaya olan borcunun, 14.253,27.-TL asıl alacak, 527,37.-TL işlemiş faiz ve 26,37.-TL BSMV olmak üzere toplam 14.807,01.-TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan davacı banka lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava kredi kartı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kredi kartı alacaklarında faiz hesabında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26. maddesi uyarınca hesaplama yapılması gerekir. Mahkemece uzmanlığı bulunmayan bilirkişiden rapor alınarak TBK. 88/120 maddesi uyarınca faiz hesabı yapılması doğru olmamıştır. Bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden yerinde inceleme yaptırılarak 5464 sayılı Yasa uyarınca hesaplama yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz talebinin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.