"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sf. )
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ...'in davalı ...-... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nin dava dışı Bu ...Gıda San. Tic. AŞ'ye olan borçlarına 14/11/2012 tarihli protokol ile kefil olduğunu, ancak düzenlenen kefalet protokolüne müvekkilinin yazılı rıza vermediğini, müvekkilinin eşi hakkında başlatılan icra takibi sonucu durumdan haberdar olduğunu ileri sürerek, davanın dava dışı Bu ...Gıda San. Tic. AŞ'ye ihbar edilerek Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi uyarınca bahse konu kefalet protokolü ve bu protokole istinaden verilen senetlerin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava konusu protokol ve bu protokole bağlı olarak verilen 60 adet senedi eşinin rızası bulunmadan imzaladığını beyan etmiştir.
Davalı ..., davanın kabulünü istemiştir.
Davalı ..., davanın kabulünü istemiştir.
Davalı ...-... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
İhbar olunan Bu ...Gıda San. Tic. AŞ vekili, davalı ...'in imzalamış olduğu kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle bu senetlerin de geçersiz olduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın senetlerin sahibi olan müvekkiline yöneltilmesi gerektiğini, davanın eksik açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının dava konusu protokol ve bu protokol kapsamında verilen senetlerin alacaklısı ihbar olunan Bu ...Gıda San. Tic. AŞ'yi davada taraf olarak göstermediği, akdin asıl tarafının dışlanarak kefil ve eşi ile diğer kefiller arasında davanın görülüp sonuçlanması mümkün olmadığı gibi protokolün tek taraflı hükümsüzlüğüne karar verilmesinin de mümkün bulunmadığı, davacının kefil eşi ve diğer borçlu davalılar arasında görülen, dava dışı asıl alacaklının alacağını hükümden düşürmeye yönelik davanın kabulünün mümkün olmadığı ve ihbar olunan hakkında tarafmışcasına hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava eşin rızası alınmaması nedeniyle kambiyo senedine aval veren eşin yaptığı işlemin geçersizliği nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
Menfi tespit davası senette sıfatı bulunan tüm kişilere karşı açılacağı gibi takip alacaklısıyla cirantalar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından sadece bir kısmına yönelik de açılabilir. Bu durumda mahkemece davacının dayandığı hukuki sebep yönünden deliller toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.