Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkil şirketin davalıya mal sattığını, malların bedellerinin davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, bu durumun 31/12/2009 tarihli cari hesap dökümü ile sabit olduğunu, davalı aleyhine ...7. İcra Müdürlüğünün 2012/9959 E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili arasında yazılı veya sözlü bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete ait hiçbir borcunun olmadığını müvekkilinin aldığı ürünlerin tümünün karşılığını makbuz karşılığı şirket yetkililerine nakit ya da müşteri çeki vererek ödediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ibraz edilen defterlerinin usule uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği, faturanın davacı defterinde kayıtlı açık fatura olduğu, takibe konu borç miktarının 9.455,05 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz dilmiştir.

Dava, ticari ilişkinin devamında borcun bir kısmının ödenmemesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davacı alacağının belirlenebilmesi için 21.12.2013 tarihli rapor alınmış, itiraz üzerine 30.03.2015 tarihli ikinci rapor, yine itiraz üzerine 13.12.2015 tarihli üçüncü rapor, yine itiraz üzerine 09.03.2016 tarihli dördüncü rapor alınmıştır. 1. , 2. ve 3. raporlar yeterli görülmeyip telafi edici olarak alınan 4. raporla davacının davalıdan alacağı bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak karar gerekçesinde alınan 4. rapora neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeden benimsenen daha önceki raporlara dayalı olarak davacı alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan delilleri inceleyen ve dosya içindeki mevcut raporları da değerlendiren konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***