"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davadışı...’ın davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalı bankanın bu kefalet nedeniyle asıl borçluya başvurmadan müvekkili aleyhine asıl borç ilişkisindeki alacak tutarı üzerinden takip başlattığını, müvekkilinin sözleşmedeki kefalet limiti ile sorumlu olduğunu, kefalet limitinin sonradan artırılmasından müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı kefalet sözleşmesindeki sorumlu olduğu miktarı aşan kısmın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kredi sözleşmelerinde kefaletin adi olması nedeniyle alacaklı asıl borçluya başvurmadan kefile de başvuramayacak olsa bile davacı aleyhine başlatılan icra takibine davacının itiraz etmediği ve kendi iradesiyle tüm borcu ödediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık “Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi” başlıklı akitten kaynaklanmakta olup, davacı sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. uyarınca kefalet limitinin sözleşmede gösterilmesi veya içeriğinden anlaşılır olmaması halinde kefaletin geçersiz olacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacının dava dilekçesindeki kabulü dikkate alınarak bir karar vermek gerekirken icra takibine itiraz edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.