Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalının davacı hakkında çeke dayalı kambiyo takibi başlattığını, davacının ciranta olduğu takip konusu çekin davacı tarafından kargoya verildikten sonra kaybolduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu edilen çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali ile %20 oranında tazminata ve çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 19.11.2015 tarihli dilekçesinde yargılama sırasında çek bedelinin dava dışı keşidecisi tarafından ödendiğini, menfi tespit taleplerinin istirdada dönüştüğünü belirterek, çek bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından 18.4.2016 tarihinde yokluklarında davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, hernekadar 19.4.2016 tarihli dilekçesinde kabul beyanının sehven yazıldığını iddia etmiş ise de, davaya son veren taraf işlemlerinin iradeyi sakata uğratan hata, hile, ikrar hallerinde iptali mümkün ise de davacının hata ettiğine dair hiç bir delil ileri sürmediği, iradesinin gerçeği yansıtmadığına yönelik iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabul beyanı ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine karşı açılmış menfi tespit davası olup, davalı alacaklı vekili yargılamaya karşı verilen cevabında davanın reddini istemiştir. Yargılamanın safahatında 18.4.2016 tarihli dilekçesi ile mazeret bildiren davalı vekili dilekçenin 4. satırında “ davanın kabulüne” kelimelerini yazarak beyanda bulunmuş, 19.4.2016 tarihli celsede mazereti kabul edilerek yeni bir duruşma günü verilmiştir. Davalı 19.4.2016 tarihli dilekçesi ile 18.4.2016 tarihinde vermiş olduğu dilekçedeki “davanın kabulüne” kelimelerinin dilekçeye sehven yazıldığını maddi hata olduğunu belirterek bu beyanının dikkate alınmaması gerektiğini bildirmiştir. Davalının alacaklı olduğu ve yapılan maddi hatayı bir gün sonra hemen açıkladığı dikkate alındığında mahkemenin yorum ile davalının beyanın ciddi olduğu gerekçesiyle davalının 19/04/2016 tarihli düzeltme beyanının kabul edilmemesi doğru olmayıp, davalının maddi hataya dayalı 18/04/2016 tarihli beyan dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.

SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***