"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu kredi kartının 08.05.2014 tarihinde saat 19:30’da çalındığını fark etmesi üzerine kartı derhal iptal ettirdiğini, çalınan kartın kopyalanmış olduğunu, bankanın durumu bildiğini ancak gerekli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu olduğunu, kendilerinden 13.654,39 TL talep ettiğini, işlemlerin kartı çalan ve kopyalayanlar tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kartını koruma ve bilgilerini saklama yükümlülüğü olduğunu, ATM’den nakit çekme işleminin şifre ile gerçekleştirildiği gibi ayrıca mağaza alışverişinde kullanıldığını, kredi kartının kopyalandığına dair bir tespit olmadığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kredi kartının kullanımında gerekli tedbir ve önlemleri almadığı için kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının davalıya 13.504,39 TL borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 13.504,39 TL’nin istirdadına, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafınden temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait banka kartının çalınması ve haksız kullanımı sonucu bankaya ödenen bedelin iadesine ilişkindir. 5464 sayılı Kanun’un 16. maddesinde banka kartlarının ve şifrelerinin özenle korunması, kişisel bilgilerin saklanması hususunda kart sahiplerine görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Dosya kapsamı itibariyle dava konusu banka kartı ile gerçekleştirilen işlemlerin "şifre" girilerek yapıldığı belirtilmiştir. Haksız olarak elde edilen banka kartının kullanımı aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Kart hamili şifrenin muhafazasından ve güvenliğinden sorumludur. Şifreyi seçerken kolay bulunan, örneğin kimlik bilgileri içinde yer alan rakamların seçilmemesinin gerektiği günümüzde bilinen bir gerçektir. Diğer yandan kart hamilinin kendi kişisel bilgilerini de koruması gerekir. Somut olayda şifre değişimi yapılırken davacının gizli olması gereken ve sadece kendisinin bileceği anne kızlık soyadının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacının olayda ağır kusurlu olduğu ve 5464 sayılı Yasanın 12. maddesinden yararlanamayacağı ortaya çıkmaktadır. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yoruma dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 20/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.