Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

.....

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalı şirket ile 279 adet otobüsün alımı için anlaşma sağlandığını, davalı şirketin otobüsleri süresinde teslim etmediğini, sözleşme gereği davalı şirketin gecikme cezasını ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini bu ihtara rağmen ödenmeyen 4.605.033,78 TL lik faturaya dayalı gecikme cezasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının istediği gecikme cezasının çok yüksek tutarda olduğunu, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi aynı zamanda yeniden üretime başlamakta olan davalı şirketin varlığını da tehdit eder mahiyette olduğunu, davacı idarenin ciddi tutardaki teminat mektubunu nakde çevirdiğini ve oluşan oluşmayan tüm zararlarını zaten fazlasıyla telafi ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olduğu , personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu, tacir olmadığı gerekçesiyle, davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları; mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Somut olayda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Davalı tacir olduğu gibi, davacı ... de, TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca tacir sayılan işletmelerdendir. Nitekim davacı ...’ nin ...... Belediyesi’ ne Devrine Dair Kanunun 5. maddesinde “Umum müdürlük ... hususi hukuk hükümlerine göre idare olunur.” hükmü getirilerek kamu hizmeti yapan davacı şirketin ticari ilişkilerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda tarafların tacir oldukları ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıktır. TTK' nın 5/1. maddesi gereğince, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***