"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince, her ne kadar duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de duruşma isteminin miktardan reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini, faturaların bakiye bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir ilişki olmadığını, davacının davalıya mal teslim etmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın fatura bedelinin tahsiline yönelik itirazın iptali talebi olduğu, takip dayanağı faturalarda davalı imzasının bulunmadığı, teslime dair sunulan belgelerin takip konusu fatura içerisindeki mallar olup olmadığının anlaşılamadığı, davacı tarafça delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ve malların davalıya teslim edildiğinin yazılı delille ispatlanamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili delil listesinde “maddi ve hukuki her türlü delil” demiş olup davada 1086 sayılı HUMK yürürlükte olduğu dönemde açılmış olması nedeniyle yemin deliline dayanabilir. Mahkemece davacı vekiline yemin teklifinin hatırlatılması gerektiği halde hatırlatılmaması doğru görülmediği gibi, kabule göre de davacının icra takibinde kötü niyetli olduğuna dair dosya içinde herhangi bir delil bulunmamasına rağmen davalının tazminat talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.