"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının işlettiği ve tasarrufunda bulunduğu elma bahçesindeki ürünlerin alımı konusunda tarafların anlaşıp müvekkilinin davalıya verilen bono bedelini ödeyip makbuz aldığını ancak bononun iade edilmediğini iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tarafların elma alım satımı konusunda anlaştıklarını, davacının ödeyeceği 95,000 TL’ye karşılık üç adet makbuzla toplamda 47,500 TL nakit ödeme yaptığını, bakiye 40.000 TL içinde dava konusu senedi verdiğini, davacının senedin ödendiğini ileri sürdüğü makbuzun senedin teslim tesellümü için düzenlendiğini, senedin tanzim tarihi ile makbuz tarihinin aynı olmasının bunun göstergesi olup, ödeme iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının senede karşılık 20.08.2014 tarihli tediye makbuzuyla ödeme yaptığını ancak bononun iade edilmediğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini istediği, ödemeye ilişkin tediye makbuzunda bononun tanzim ve vade tarihi ile “senedi veren” ibaresinin yer aldığı, davalı yanca yemin deliline dayanılmadığı, davacının takibe konu senetten dolayı borçlu bulunmadığını tediye makbuzuyla ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme gerekçesine dayanak yapılan 20/08/2014 tarihli para makbuzu içeriği, makbuzda dava konusu senet ile ilgili bilgilerin yer alması ve senedin tanzim tarihi ile para makbuzunun düzenlendiği tarihin aynı tarihler olması gibi hususların birlikte değerlendirilmesi ve bu makbuzun diğer ödeme makbuzlarından farklı olması karşısında dava konusu senedin davalıya teslim edildiğini gösterdiği, yerel mahkemenin kabulünde olduğu gibi senet bedelinin ödendiğinin tespiti şeklinde yorumlanamayacağı anlaşıldığından mahkemece senet bedelinin ödendiği başka bir yazılı belge ile kanıtlanmadıkça davanın reddi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.