Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, tarafların hurda alım satımı konusunda anlaştıklarını,müvekkilinin 24.02.2011 tarihinde 100.000,00 TL yi davalının hesabına avans olarak yatırdığını, davalının hurdayı teslim etmediğini,avans olarak verdiği parayı da iade etmediğini iddia ederek 100.000,00 TL alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili,taraflar arasında herhangi bir şifahi sözleşme yapılmadığını ve karşılığında avans alınmadığını,davacının daha önce almış olduğu borcunu banka aracılığı ile müvekkiline ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının gönderilen paranın davacının önceki borcuna ilişkin olduğunu iddia ettiği, hangi borca ve mala karşılık olduğuna dair bir cari hesap ekstresi veya belge ibraz etmediği, davalının bahsettiği önceki borca ilişkin herhangi bir açıklayıcı beyanda da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK, yazılı yargılama usulünde 5 aşama kabul etmiştir. Bunlar dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarıdır. Anılan Yasanın 184/2 maddesi uyarınca mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Yine aynı Yasanın 186. maddesinde; " Mahkeme tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder." hükmüne yer verilmiştir.

Mahkemece ilk aşama olan dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ön inceleme günü verilmiş ve ön inceleme duruşması da usulüne uygun yapılmadan tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamaları gerçekleştirilmeden hüküm oluşturulmuştur. Bu husus usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***